7 Ocak 2015 Çarşamba

HASAN YÜKSEL ŞİİRERİ


GİZLİ
Susuzluktan yanan çöller misali 
Yürekten özledim herkesten gizli 
Kavrulup kurumuş ağaç timsali 
Kök saldım sevdana tenimden gizli 

Senden başkasına gözlerim bakmaz 
Sevgin hiçbir zaman kalbimden çıkmaz 
Bil ki bu can senden ölse de bıkmaz 
Yüreğimde sevdan yakıyor gizli 

Kulaklarım senin adın duyanda 
Yüreğim arar bil seni her yanda 
Yanıverir sinem görsen o anda 
Gözlerimden yaşlar süzülür gizli 

Zalim kader seni daima saklar 
Divane gönlüme konmuş yasaklar 
Saçlarıma düşer düşerde aklar 
Her telini yolar atarım gizli 

Bir gül gibi bulsam seni vahada 
Bırakmam batsa da artık bir daha 
Dikenlerin ilaç olur sabaha 
Yüksel için sevdan kalbimde gizli
Hasan Yüksel


Sevdalanmışım Sana 
Saysam kaç bahar geçti 
Seni sevdim seveli, 
Ömrüme ömür kattın 
Sana gönül vereli 

Daima önümdesin 
İçimde kanımdasın 
Ne zaman zorda kalsam 
Her zaman yanımdasın 

Gönlüm seninle doldu 
Sevginle mest oldu 
Gözlerin bana kafes 
Yüreğim mahkum oldu 

Çiçek açmış baharım 
Sen benim diğer yarım 
Sevdalanmışım sana 
Sultanım ecem karım 

Yüksel der ahu zarım 
Hep senin için varım 
Sen bana hayat veren 
Kelebeğim, bal arım
Hasan Yüksel


Aşığıyım Bünyan'ın 


Sıra sıra dağını
Koyunun çatağını
Gördüm Şeşe Bağını
Aşığıyım Bünyan'ın

Toprağına taşına
Coşkun akan suyuna
Közde demli çayına
Hayranıyım Bünyan'ın

İlmek ilmek tez olur
Çiçeğinde köz olur
Türkülere söz olur
Halısıyım Bünyan'ın

İnsanında var hayır
Ağca Ağıl, Akbayır
Meşhurdur Yassı Çayır
Evladıyım Bünyan'ın

Üç Gözlü Çeşme başı
Durur mu Pınarbaşı
Bir başka Olukbaşı
Sularıyım Bünyan'ın

Bahçesinde gül biter
Bağında bülbül öter
İnsana gönül yeter
Yüksel'iyim Bünyan'ın
Hasan Yüksel


SÖZLERİN
Her gün sevdiğini söylerken bana 
Bilmiyorum şimdi, ne yaptım sana 
Yürek yarasından dökülen kana 
Dikenli de olsa taçtı sözlerin 

Yoluna serdiğim, gonca gülleri 
Unuttun yalvarıp, döktün dilleri 
Hasretle kavuşmuş, olan elleri 
Koparıp yalanlar, saçtı sözlerin 

Yalanı söyleyen, dilini dilsem 
Sevdamız yalanmış, geçmişi silsem 
Sana karşı suç mu işledim bilsem 
Doğru söylemekten kaçtı sözlerin. 

Yüksel ilaç sanıp adın heceler 
Sayıklamışım boş yere geceler 
Aldanmışım meğer sana niceler 
Sinemde yaralar açtı sözlerin

Hasan Yüksel


Ne Vardı Bırakıp Gidecek 
Söyle, ne vardı bırakıp gidecek, 
Buralardan ayrı düşüp uzaklaşacak. 
Söyle, ne geldi aklına birden bire, 
Her şeyi yıkıp geride bırakacak kadar. 
Hani düşlerin, hani umutların var dı… 
Önümüzde ki ilkbaharda sözlenecektin, 
Yuva kurup, krallar gibi evlenecektin. 
Ah ulan ah, Mevlüt… 
Bu muydu verdiğin sözlerin. 
Şimdi kara kara düşünüp, 
Ne zaman dönecek bu hayta diye, 
Bak yollarını gözlüyorum. 
Hani hatırlıyor musun? .. 
Kurulmuştuk ta seninle bir sedire, 
Bir paket sigaranın dibini kökleyerek… 
Gelecekle ilgili planlar yapmıştık, ha bire. 
Bir de peşinden türkü patlatıp keyif yapmıştık. 
Ne sözler vermiştik birbirimize… 
Kuytu da olsa bir köşede, 
Dükkan açmayacak mıydık? .. 
Doldurup içine malları, 
Birlikte satmayacak mıydık? .. 
Bir de dükkanın önüne atıp iskemleleri, 
Kurulup el aleme keyif yapmayacak mıydık? .. 
Hep kızıp duruyordun ya Berduş Muzaffere: 
“Bir gün elimden kimse alamayacak, 
Kafasını kıracağım bu sefer” 
Diyordun ya, hani ne oldu? 
Bak adam bizden önce davranıp 
Bir dükkanın önüne kurulacak oldu. 
Bu muydu oğlum senin adamlığın… 
Bir ben miyim sanki yakmadığın.. 
Hani sen değil miydin deli gibi seven? .. 
“Bir gün kıyacağım nikahı şu Mualla’ya” diyen. 
Yoksa Mualla’mı neden oldu böyle kaybolup gitmene? „ 
Kızı da perişan ettin oğlum. 
Korkarım bir gün sana kızıp canına kıyacak. 
Ya da seni bulduğu yerde bir kaşık suda boğacak. 
İşte acırım o zaman sana. 
Gam keder olur bana. 
Ya anana babana ne demeli… 
Senin yüzünden, üzüntülerinden harap oldular. 
Perişan olup senin için sararıp soldular. 
Bu muydu oğlum senin adamlığın? 
Hangi köşede, hangi cehennemdeysen, 
Bir haber gönder be oğlum. 
Sen değimliydin bu dünyanın anasını satan 
Sen değimliydin her suçu Kahpe feleğe atan. 
Bak oğlum sen oldun şimdi çamura yatan. 
Hani senin şefindim 
Bir soluk nefesindim 
Ne oldu bir kalemde silip attın mı her şeyi? 
Unuttun mu seni sevenleri? .. 
Ah ulan Mevlüt! .. 
Ne vardı bırakıp gidecek. 
Neredeysen dön artık, dön gel be oğlum…

Hasan Yüksel



DAĞ ÇİÇEĞİM
Güneş görmeyen bir koyakta, 
Yapa yalnız kalmış 
Dağ çiçeğim, 
Issız dağların 
Bağrına sığınırsın bilirim. 
Yaz günü yaprağına 
Hazan yeli değmiş 
Dağ çiçeğim. 
Gül yaprağına çiğ değmiş gibi 
Boynun bükük kalırsın bilirim. 
Bilirim tebessüm etmez 
Kan kırmızı dudakların. 

Ne kadar ahh etsen de 
Kimse bilmez ki derdini. 
Bilirim gurbet acısı çeker 
Her bir yaprağın. 
İnci gibi düşse de, 
Her bir damla yağmur dalına, 
Bir kırağı gibi çöker üstüne. 
Kaldıramaz 
Kırılıp dağılırsın cam gibi. 

Kanadı kırık kuş misali 
Uçamazsın bilirim, 
Bilirim bekleyenler var seni 
Taa uzaklarda bir yerde 
Ama ne çare 
Ne çare, 
Gurbet sancısı dinmez içinde 
Ne yapsan da bu dert iflah olmaz 
Susup beklersin, 
Korkup beklersin 
Öfkeyle beklersin 

Ve toprak seni salmaz 
Yeniden doğmayı beklersin. 
Sararmış solmuş hayallerinle 
Kurtulmayı beklersin, 
İnadına, ama inadına, 
Yeni umutlarla, 
Yeniden doğmak için 
yeşermeyi bekler 
Kaldırıp atarsın 
Çatlamış tohumu. 
Bir daha, 
Bir daha derken 
Omuzlarındaki sonbahar sancısıyla 
Yapraklarına çakır dikenleri batar 
Kuruyup kalırsın 
Dağ çiçeğim. 

05.02.2012



BATIP GİDİYOR
Sanırdım gönül buz tutup karlanmış, 
Yürek sevdalanmış yakıp gidiyor
İnceden inceden bir kor harlanmış
Aşkım nehir olmuş akıp gidiyor

Akıllanmaz yine gönül bağlarsın
Yar terk edip gider bir gün ağlarsın
Kaderimmiş deyip yürek dağlarsın
Kader yumruğunu çakıp gidiyor

Canan bir ok atmış bana bakıyor
Sarhoş gönül, akla meydan okuyor
Kader ağını yavaşça dokuyor
Yürek bel bağlamış atıp gidiyor

Sevda senin için dikenli bir gül
Dikenli bahçede gördüğün sümbül
Kavuşamaz hiç bir an güle bülbül
Gül soldu dikeni batıp gidiyor

Yüksel kanma sakın tutsak gönlüne
Ne geçecek bundan sonra eline
Kapılma bir kuru aşkın seline
Zaman kahpe olmuş satıp gidiyor.


Hasan Yüksel. 21.11.2014


Onur Duysaydım

Bastığın toprakta ayak izlerin 
Olabilseydim de onur duysaydım 
Kulaklarda çınlar sünnet sözlerin 
Duyabilseydim de onur duysaydım 

Canlara can veren bir tek telini 
Tutabilmek için senin elini 
Arkandan yürüyen ümmet selini 
Görebilseydim de onur duysaydım 

Hiç durmadan seni anan dilleri 
Avuç açıp dua eden elleri 
Kokunu savurup esen yelleri 
Tutabilseydim de onur duysaydım 

Dolansaydım kuşak gibi belinde 
Tek bir cümle bile olsam dilinde 
Çevirdiğin tespih senin elinde 
Olabilseydim de onur duysaydım 

Yüksel der seninle uysam sünnete 
Kul olup kapında ersem himmete 
Nur cemalin görüp senle cennete 
Girebilseydim de onur duysaydım 

Hasan Yüksel





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder