GİZLİ
Susuzluktan yanan çöller misali
Yürekten özledim herkesten gizli
Kavrulup kurumuş ağaç timsali
Kök saldım sevdana tenimden gizli
Senden başkasına gözlerim bakmaz
Sevgin hiçbir zaman kalbimden çıkmaz
Bil ki bu can senden ölse de bıkmaz
Yüreğimde sevdan yakıyor gizli
Kulaklarım senin adın duyanda
Yüreğim arar bil seni her yanda
Yanıverir sinem görsen o anda
Gözlerimden yaşlar süzülür gizli
Zalim kader seni daima saklar
Divane gönlüme konmuş yasaklar
Saçlarıma düşer düşerde aklar
Her telini yolar atarım gizli
Bir gül gibi bulsam seni vahada
Bırakmam batsa da artık bir daha
Dikenlerin ilaç olur sabaha
Yüksel için sevdan kalbimde gizli
Yürekten özledim herkesten gizli
Kavrulup kurumuş ağaç timsali
Kök saldım sevdana tenimden gizli
Senden başkasına gözlerim bakmaz
Sevgin hiçbir zaman kalbimden çıkmaz
Bil ki bu can senden ölse de bıkmaz
Yüreğimde sevdan yakıyor gizli
Kulaklarım senin adın duyanda
Yüreğim arar bil seni her yanda
Yanıverir sinem görsen o anda
Gözlerimden yaşlar süzülür gizli
Zalim kader seni daima saklar
Divane gönlüme konmuş yasaklar
Saçlarıma düşer düşerde aklar
Her telini yolar atarım gizli
Bir gül gibi bulsam seni vahada
Bırakmam batsa da artık bir daha
Dikenlerin ilaç olur sabaha
Yüksel için sevdan kalbimde gizli
Hasan Yüksel
Sevdalanmışım Sana
Saysam kaç bahar geçti
Seni sevdim seveli,
Ömrüme ömür kattın
Sana gönül vereli
Daima önümdesin
İçimde kanımdasın
Ne zaman zorda kalsam
Her zaman yanımdasın
Gönlüm seninle doldu
Sevginle mest oldu
Gözlerin bana kafes
Yüreğim mahkum oldu
Çiçek açmış baharım
Sen benim diğer yarım
Sevdalanmışım sana
Sultanım ecem karım
Yüksel der ahu zarım
Hep senin için varım
Sen bana hayat veren
Kelebeğim, bal arım
Seni sevdim seveli,
Ömrüme ömür kattın
Sana gönül vereli
Daima önümdesin
İçimde kanımdasın
Ne zaman zorda kalsam
Her zaman yanımdasın
Gönlüm seninle doldu
Sevginle mest oldu
Gözlerin bana kafes
Yüreğim mahkum oldu
Çiçek açmış baharım
Sen benim diğer yarım
Sevdalanmışım sana
Sultanım ecem karım
Yüksel der ahu zarım
Hep senin için varım
Sen bana hayat veren
Kelebeğim, bal arım
Hasan Yüksel
Aşığıyım Bünyan'ın
| ||||
SÖZLERİN
Her gün sevdiğini söylerken bana
Bilmiyorum şimdi, ne yaptım sana
Yürek yarasından dökülen kana
Dikenli de olsa taçtı sözlerin
Yoluna serdiğim, gonca gülleri
Unuttun yalvarıp, döktün dilleri
Hasretle kavuşmuş, olan elleri
Koparıp yalanlar, saçtı sözlerin
Yalanı söyleyen, dilini dilsem
Sevdamız yalanmış, geçmişi silsem
Sana karşı suç mu işledim bilsem
Doğru söylemekten kaçtı sözlerin.
Yüksel ilaç sanıp adın heceler
Sayıklamışım boş yere geceler
Aldanmışım meğer sana niceler
Sinemde yaralar açtı sözlerin
Bilmiyorum şimdi, ne yaptım sana
Yürek yarasından dökülen kana
Dikenli de olsa taçtı sözlerin
Yoluna serdiğim, gonca gülleri
Unuttun yalvarıp, döktün dilleri
Hasretle kavuşmuş, olan elleri
Koparıp yalanlar, saçtı sözlerin
Yalanı söyleyen, dilini dilsem
Sevdamız yalanmış, geçmişi silsem
Sana karşı suç mu işledim bilsem
Doğru söylemekten kaçtı sözlerin.
Yüksel ilaç sanıp adın heceler
Sayıklamışım boş yere geceler
Aldanmışım meğer sana niceler
Sinemde yaralar açtı sözlerin
Hasan Yüksel
Ne Vardı Bırakıp Gidecek
Söyle, ne vardı bırakıp gidecek,
Buralardan ayrı düşüp uzaklaşacak.
Söyle, ne geldi aklına birden bire,
Her şeyi yıkıp geride bırakacak kadar.
Hani düşlerin, hani umutların var dı…
Önümüzde ki ilkbaharda sözlenecektin,
Yuva kurup, krallar gibi evlenecektin.
Ah ulan ah, Mevlüt…
Bu muydu verdiğin sözlerin.
Şimdi kara kara düşünüp,
Ne zaman dönecek bu hayta diye,
Bak yollarını gözlüyorum.
Hani hatırlıyor musun? ..
Kurulmuştuk ta seninle bir sedire,
Bir paket sigaranın dibini kökleyerek…
Gelecekle ilgili planlar yapmıştık, ha bire.
Bir de peşinden türkü patlatıp keyif yapmıştık.
Ne sözler vermiştik birbirimize…
Kuytu da olsa bir köşede,
Dükkan açmayacak mıydık? ..
Doldurup içine malları,
Birlikte satmayacak mıydık? ..
Bir de dükkanın önüne atıp iskemleleri,
Kurulup el aleme keyif yapmayacak mıydık? ..
Hep kızıp duruyordun ya Berduş Muzaffere:
“Bir gün elimden kimse alamayacak,
Kafasını kıracağım bu sefer”
Diyordun ya, hani ne oldu?
Bak adam bizden önce davranıp
Bir dükkanın önüne kurulacak oldu.
Bu muydu oğlum senin adamlığın…
Bir ben miyim sanki yakmadığın..
Hani sen değil miydin deli gibi seven? ..
“Bir gün kıyacağım nikahı şu Mualla’ya” diyen.
Yoksa Mualla’mı neden oldu böyle kaybolup gitmene? „
Kızı da perişan ettin oğlum.
Korkarım bir gün sana kızıp canına kıyacak.
Ya da seni bulduğu yerde bir kaşık suda boğacak.
İşte acırım o zaman sana.
Gam keder olur bana.
Ya anana babana ne demeli…
Senin yüzünden, üzüntülerinden harap oldular.
Perişan olup senin için sararıp soldular.
Bu muydu oğlum senin adamlığın?
Hangi köşede, hangi cehennemdeysen,
Bir haber gönder be oğlum.
Sen değimliydin bu dünyanın anasını satan
Sen değimliydin her suçu Kahpe feleğe atan.
Bak oğlum sen oldun şimdi çamura yatan.
Hani senin şefindim
Bir soluk nefesindim
Ne oldu bir kalemde silip attın mı her şeyi?
Unuttun mu seni sevenleri? ..
Ah ulan Mevlüt! ..
Ne vardı bırakıp gidecek.
Neredeysen dön artık, dön gel be oğlum…
Buralardan ayrı düşüp uzaklaşacak.
Söyle, ne geldi aklına birden bire,
Her şeyi yıkıp geride bırakacak kadar.
Hani düşlerin, hani umutların var dı…
Önümüzde ki ilkbaharda sözlenecektin,
Yuva kurup, krallar gibi evlenecektin.
Ah ulan ah, Mevlüt…
Bu muydu verdiğin sözlerin.
Şimdi kara kara düşünüp,
Ne zaman dönecek bu hayta diye,
Bak yollarını gözlüyorum.
Hani hatırlıyor musun? ..
Kurulmuştuk ta seninle bir sedire,
Bir paket sigaranın dibini kökleyerek…
Gelecekle ilgili planlar yapmıştık, ha bire.
Bir de peşinden türkü patlatıp keyif yapmıştık.
Ne sözler vermiştik birbirimize…
Kuytu da olsa bir köşede,
Dükkan açmayacak mıydık? ..
Doldurup içine malları,
Birlikte satmayacak mıydık? ..
Bir de dükkanın önüne atıp iskemleleri,
Kurulup el aleme keyif yapmayacak mıydık? ..
Hep kızıp duruyordun ya Berduş Muzaffere:
“Bir gün elimden kimse alamayacak,
Kafasını kıracağım bu sefer”
Diyordun ya, hani ne oldu?
Bak adam bizden önce davranıp
Bir dükkanın önüne kurulacak oldu.
Bu muydu oğlum senin adamlığın…
Bir ben miyim sanki yakmadığın..
Hani sen değil miydin deli gibi seven? ..
“Bir gün kıyacağım nikahı şu Mualla’ya” diyen.
Yoksa Mualla’mı neden oldu böyle kaybolup gitmene? „
Kızı da perişan ettin oğlum.
Korkarım bir gün sana kızıp canına kıyacak.
Ya da seni bulduğu yerde bir kaşık suda boğacak.
İşte acırım o zaman sana.
Gam keder olur bana.
Ya anana babana ne demeli…
Senin yüzünden, üzüntülerinden harap oldular.
Perişan olup senin için sararıp soldular.
Bu muydu oğlum senin adamlığın?
Hangi köşede, hangi cehennemdeysen,
Bir haber gönder be oğlum.
Sen değimliydin bu dünyanın anasını satan
Sen değimliydin her suçu Kahpe feleğe atan.
Bak oğlum sen oldun şimdi çamura yatan.
Hani senin şefindim
Bir soluk nefesindim
Ne oldu bir kalemde silip attın mı her şeyi?
Unuttun mu seni sevenleri? ..
Ah ulan Mevlüt! ..
Ne vardı bırakıp gidecek.
Neredeysen dön artık, dön gel be oğlum…
Hasan Yüksel
DAĞ ÇİÇEĞİM
Güneş görmeyen bir koyakta,
Yapa yalnız kalmış
Dağ çiçeğim,
Issız dağların
Bağrına sığınırsın bilirim.
Yaz günü yaprağına
Hazan yeli değmiş
Dağ çiçeğim.
Gül yaprağına çiğ değmiş gibi
Boynun bükük kalırsın bilirim.
Bilirim tebessüm etmez
Kan kırmızı dudakların.
Ne kadar ahh etsen de
Kimse bilmez ki derdini.
Bilirim gurbet acısı çeker
Her bir yaprağın.
İnci gibi düşse de,
Her bir damla yağmur dalına,
Bir kırağı gibi çöker üstüne.
Kaldıramaz
Kırılıp dağılırsın cam gibi.
Kanadı kırık kuş misali
Uçamazsın bilirim,
Bilirim bekleyenler var seni
Taa uzaklarda bir yerde
Ama ne çare
Ne çare,
Gurbet sancısı dinmez içinde
Ne yapsan da bu dert iflah olmaz
Susup beklersin,
Korkup beklersin
Öfkeyle beklersin
Ve toprak seni salmaz
Yeniden doğmayı beklersin.
Sararmış solmuş hayallerinle
Kurtulmayı beklersin,
İnadına, ama inadına,
Yeni umutlarla,
Yeniden doğmak için
yeşermeyi bekler
Kaldırıp atarsın
Çatlamış tohumu.
Bir daha,
Bir daha derken
Omuzlarındaki sonbahar sancısıyla
Yapraklarına çakır dikenleri batar
Kuruyup kalırsın
Dağ çiçeğim.
05.02.2012
Yapa yalnız kalmış
Dağ çiçeğim,
Issız dağların
Bağrına sığınırsın bilirim.
Yaz günü yaprağına
Hazan yeli değmiş
Dağ çiçeğim.
Gül yaprağına çiğ değmiş gibi
Boynun bükük kalırsın bilirim.
Bilirim tebessüm etmez
Kan kırmızı dudakların.
Ne kadar ahh etsen de
Kimse bilmez ki derdini.
Bilirim gurbet acısı çeker
Her bir yaprağın.
İnci gibi düşse de,
Her bir damla yağmur dalına,
Bir kırağı gibi çöker üstüne.
Kaldıramaz
Kırılıp dağılırsın cam gibi.
Kanadı kırık kuş misali
Uçamazsın bilirim,
Bilirim bekleyenler var seni
Taa uzaklarda bir yerde
Ama ne çare
Ne çare,
Gurbet sancısı dinmez içinde
Ne yapsan da bu dert iflah olmaz
Susup beklersin,
Korkup beklersin
Öfkeyle beklersin
Ve toprak seni salmaz
Yeniden doğmayı beklersin.
Sararmış solmuş hayallerinle
Kurtulmayı beklersin,
İnadına, ama inadına,
Yeni umutlarla,
Yeniden doğmak için
yeşermeyi bekler
Kaldırıp atarsın
Çatlamış tohumu.
Bir daha,
Bir daha derken
Omuzlarındaki sonbahar sancısıyla
Yapraklarına çakır dikenleri batar
Kuruyup kalırsın
Dağ çiçeğim.
05.02.2012
BATIP GİDİYOR
Sanırdım gönül buz tutup karlanmış,
Yürek sevdalanmış yakıp gidiyor
İnceden inceden bir kor harlanmış
Aşkım nehir olmuş akıp gidiyor
Akıllanmaz yine gönül bağlarsın
Yar terk edip gider bir gün ağlarsın
Kaderimmiş deyip yürek dağlarsın
Kader yumruğunu çakıp gidiyor
Canan bir ok atmış bana bakıyor
Sarhoş gönül, akla meydan okuyor
Kader ağını yavaşça dokuyor
Yürek bel bağlamış atıp gidiyor
Sevda senin için dikenli bir gül
Dikenli bahçede gördüğün sümbül
Kavuşamaz hiç bir an güle bülbül
Gül soldu dikeni batıp gidiyor
Yüksel kanma sakın tutsak gönlüne
Ne geçecek bundan sonra eline
Kapılma bir kuru aşkın seline
Zaman kahpe olmuş satıp gidiyor.
Hasan Yüksel. 21.11.2014
Sanırdım gönül buz tutup karlanmış,
Yürek sevdalanmış yakıp gidiyor
İnceden inceden bir kor harlanmış
Aşkım nehir olmuş akıp gidiyor
Akıllanmaz yine gönül bağlarsın
Yar terk edip gider bir gün ağlarsın
Kaderimmiş deyip yürek dağlarsın
Kader yumruğunu çakıp gidiyor
Canan bir ok atmış bana bakıyor
Sarhoş gönül, akla meydan okuyor
Kader ağını yavaşça dokuyor
Yürek bel bağlamış atıp gidiyor
Sevda senin için dikenli bir gül
Dikenli bahçede gördüğün sümbül
Kavuşamaz hiç bir an güle bülbül
Gül soldu dikeni batıp gidiyor
Yüksel kanma sakın tutsak gönlüne
Ne geçecek bundan sonra eline
Kapılma bir kuru aşkın seline
Zaman kahpe olmuş satıp gidiyor.
Hasan Yüksel. 21.11.2014
Onur Duysaydım
Bastığın toprakta ayak izlerin
Olabilseydim de onur duysaydım
Kulaklarda çınlar sünnet sözlerin
Duyabilseydim de onur duysaydım
Canlara can veren bir tek telini
Tutabilmek için senin elini
Arkandan yürüyen ümmet selini
Görebilseydim de onur duysaydım
Hiç durmadan seni anan dilleri
Avuç açıp dua eden elleri
Kokunu savurup esen yelleri
Tutabilseydim de onur duysaydım
Dolansaydım kuşak gibi belinde
Tek bir cümle bile olsam dilinde
Çevirdiğin tespih senin elinde
Olabilseydim de onur duysaydım
Yüksel der seninle uysam sünnete
Kul olup kapında ersem himmete
Nur cemalin görüp senle cennete
Girebilseydim de onur duysaydım
Hasan Yüksel








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder